Bir ebeveynin her daim sevgi dolu, hoşgörülü ve doğru sınırlar çizebilmesi gerçekçi bir beklenti değildir. Ebeveynler de bazen öfkeli, kaygılı, huysuz ve kıskanç olabilir. Bu olumsuz duygular birçok zaman dışa vurabilir.

Bazen istemeden çocuğumuza bağırırız, bazen cevap vermeyiz, ilgilenmeyiz, bazen de incitecek sözler söyleyebiliriz. Peki bu durumlar her zaman çocuğumuza zarar verir mi? Olumsuz duygu ve davranışlarımızı görmesi çok mu kötü bir durum? Tabii ki hayır. Eğer çocukla kurulan ilişkinin temeli sağlamsa, sevgi bağı güçlüyse, güvenli bağlanma varsa, duygu paylaşımı ve iletişim sağlıklıysa ara sıra yaşanan duygusal patlamalar çocukta pek bir hasara sebep olmaz. Çocuğa bazen her şeyin yolunda gitmeyebileceğini, bizim de bazı şeylere üzüldüğümüzü ya da kızdığımızı anlatmak gerekir. Hatta bu durum çocuğumuza, kendisinin yaşadığı gibi sorunları bizim de yaşıyor olduğumuzu göstermesi açısından avantaj bile sağlar. Önemli olan sorunlarımızı nasıl çözdüğümüz, hatamız varsa özür dilememiz ve bu durumları yaşamamızın doğal ve insani olduğuna hem kendimizi hem de çocuğumuzu ikna edebilmemizdir.